• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/alemdardernegi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905326474501
  • https://www.twitter.com/alemdardernegi
  • https://www.instagram.com/alemdardernegi
  • https://www.youtube.com/alemdardernegi
    • Ara tatil sonrası öğrencilerimiz ile buluştuk
    • "Türkiye'nin Önderleri" Nevşehir derslerimiz devam ediyor.
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Site Menüsü
Nuri ERCAN
nurihatem@gmail.com
İndik Pazara
17/03/2025




         İnsan hayatı, doğum ile başlayıp ölüm ile sona eren kaçınılmaz bir yolculuktur. Belki yolculuk belki ucu-sonu belli olmayan bir seferin mola anıdır. Bu süreç, bazen büyük sevinçlerle bazen de derin acılarla doludur. Dünya hayatıdır bu.

İnsan, hayatta pek çok şey elde etmek için ölümüne çabalar; eğitim alır, meslek edinir, mal biriktirir ve geleceğini planlar. Ancak, ecel gelip çattığında, tüm bu birikimler geride kalır. Selası verilir verilmez insanın hiç giymek istemediği ama giydiğinde asla göremeyeceği bir libas geçirilir sırtına. Beyaz elbiseyi almak için de mal mülk sahibi olmaya gerek yoktur. Arkamızdan bir garip öldü deseler de vücudumuzu saracak elbiseyi mutlaka birisi temin eder. O halde dünyada sermaye olarak sarıldığımız hiçbir şey bizim yarenimiz olamaz. Değmez, kahrolup kendimizi telef etmeye. Bu bağlamda, hayat yatırım yapmak için kurulan bir pazar yeridir. İnsan ana karnından pazara iner. İnmesine iner ama insanın sermaye biriktirmeye yarayacak ne bir kesesi ne de para koyacağı bir cüzdanı vardır. Velakin çevresi hemen ona alışveriş öğretmekten asla geri durmaz. Bebeklikten itibaren insan, kendisine sunulanlarla bir alışveriş içindedir. Aile, akraba, çoluk çocuk, eğitim, arkadaşlıklar, iş hayatı ve nihayetinde elde ettiği mal-mülk, bu alışverişin unsurlarıdır. Ancak, ne kadar kazanç elde edersek edelim, hepsini son durakta bırakır gideriz.

Daima bir geçicilik hissederek kalıcılığa doğru yol almak için didinip duran Ademoğlu biriktirmekten hiç vazgeçmez. Yaşar ama gece gündüz içine akan ebedilik hissîne bir beğeni atayım demez. Yaşamak geçmektir. Geçmek tükenmektir. Tükenmek gerçekten tükenmek midir, yoksa kafesin yok olması mıdır bir türlü idrak etmeye yanaşmayız. Etrafımızda çevremizde nice kuşların kafeslerden uçup gittiğini, kuşsuz kalan kafeslerin eriyip toprak olduğunu görürüz. Ne var ki bir türlü içimizdeki kuşun da bir gün kafesinden uçup gideceğini kabul edemeyiz.

Hayatın geçiciliği, insana ne tür bir miras bırakması gerektiğini de düşündürmeli değil midir? Yaşamak için dünyevi çabalar elbette önemlidir, ancak insanın asıl bırakacağı miras, yaptığı iyilikler, insanlara kattığı değerler ve geride kalanlara bıraktığı güzel anılardır. Çünkü ölüm, kuşu kafesten ayırmaktan başka bir şey değildir. Beden bu dünyadan kalır. Ruh uçma serüvenine devam eder.

Yunus Emre'nin Kur’an’dan süzerek oluşturduğu düşüncesinde sıkça vurgulanan sevgi, hoşgörü ve paylaşım insanın dünya hayatında bir yol haritası belirlemesi için yeter de artar bile. Sevgi, hoş görü ve paylaşım iyi olmanın temel ilkeleridir. Eğer insan bu ilkeler rağmen hayatını sadece mal-mülk biriktirmek üzerine kurarsa, sonunda yapa yalnız ortada kalacak demektir.

 

İş bu söze Hak tanıktır,

Bu can gövdeye konuktur.

Bir gün çıkar, gider evden,

Kervan gibi, konar-göçer.

 

Kuş kafesten ayrılırken müflis tüccarlar gibi yalın yalbırdık göçecektir. Bu göç son göçtür; yolda dizilmez.

Biz de oyalandık, biriktirdik, mal sahibi olduk. Kalıcı olmayacağımızı bile biriktirdiğimiz bütün her şeyi gümrükten geçirebilecek miyiz?

Dünya hayatı, ahiret hayatına hazırlık sürecidir. Bize sunulan tarlayı ekip dikip otomatikman ahirete geçip orada bize destek olacak ürünler yetiştirmek yerine, tarlayı kimin ekip dikeceğini bilmeden nadasa bıraktı isek sermayeyi kediye yükleyen acemi çiftçi gibi ortada kalırız. Ya da tarlaya ekilmesi yasak olan ürünler ekip sahibini kızdırırsak tarlanın icarını ödemek için ağır bir yükün altına gireriz. Hesaplaşırken ödeme yapmak için taksit yok, tek çekimli temassız kart da olmayacak elimizde.

Düştük ana rahminden pazara

Kefen aldık döndük mezara.

(Yunus Emre)



102 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Kalabalık Yalnızlık - 21/02/2025
Bir köy nüfusunu barındırabilecek kapasiteye sahip apartmanlarda yaşayanlar, bir adım uzaktaki komşusunu tanımıyor. Akıllı kapı zillerimiz, güvenlik kameralarımız var ama komşumuzun ismini bilmiyoruz.
Sınırsızlık Dini - 28/01/2025
Sahte dinlerin daileri vardı. Şimdi bütün herkes, bir başkası için modern sahte din daisi konumunda olabileceğinin farkında olamıyor.
İnsan Biriktirmek - 21/12/2024
Dünya üzerinde biriktirme uzmanı sadece insandır. Diğer varlıklar biriktirmeyi bilmezler. İnsan mal biriktirir, para biriktirir, kin biriktirir, lakin biriktirdiği en hayırlı şey insandır.
Bilmek Yeter mi? - 16/11/2024
Son zamanlarda milletimizde büyük bir karamsarlık gözleniyor. Bunun başlıca sebebi bilmektir. Evet bilmek! Avrupalılara göre bilmek egemen olmaktır. Peki bilmek bizde neden karamsarlığa sebep oluyor?
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam89
Toplam Ziyaret16322
Reklamlar

Bu Alana Reklam Vermek İçin Tıklayın